Olmak ve Yaşamak
- 3 saat önce
- 4 dakikada okunur
Alfred Jarry
O halde yok edelim Varlığı. Kısırlık yoluyla. İşlemeyen her organ körelir. Varlık dehadır: Fışkırmazsa ölür. Ama Eserler bariyerleri aşar, her ne kadar, düştüklerinde, sesim sayesinde onlara başkalarının kulak zarının kaygısını sunmayı hor görsem de.
04/26 | Teori

M. ÜBÜ: Size söylemesi hoş beyefendi ama büyük bir patafizikçiyle konuşuyorsunuz
ACHRAS: Affedersiniz beyefendi, ne buyurdunuz?
M. ÜBÜ: Patafizikçi. Patafizik bizim icat ettiğimiz ve umumiyetle ihtiyaç duyulan bir bilimdir.
Écho de Paris, 23 Nisan 1893
Başlangıçta Düşünce mi yoksa Eylem mi vardı? Düşünce Eylemin ceninidir ya da daha ziyade eylemin gençliğidir. Üçüncü bir terimi, Kelamı sokmayalım denkleme: Zira Kelam algılanan Düşünceden başka bir şey değildir, ya onun içinde yaşayan ya da gelip geçerken onu dışsallaştıranların algıladığı düşüncedir. Yine de şunu kaydedelim: Düşünce Kelam haline geldiği anlardan birinde donar, bir biçim kazanır ve algılanır hale geldiği için artık ne embriyodur ne de Eylemin embriyosudur. Fiillerin şimdi ve geçmişten hareketle cereyan edebilmesi için başlangıçta Eylem olmalıdır. Eylem belirsizce, süreksizce sürenin dakikalarında bulundu, bulunur, bulunacak. Başlangıçta Düşünce yoktu, zira onun Varlığı zamanın dışındadır. Geçmiş, Şimdi ve Gelecek zamanı başı, kafası ve ayaklarıyla salgılayan odur. Kendinde ve kendiliğindendir, Süreye doğru inerken ölüme doğru iner.
Modaperestler her şeye “şöyle yaşamaktansa böyle yaşamak daha iyi” diye cevap verir. Lesteven, sen o güzel “gönüllü ölüm”ünle, çürütüyorsun onları maymunsu sıçrayışınla; ve siz iskeletler, siz ki psikopos külahı gibi basık burnunuzla hıf hıf koklarsınız beni, aman tenezzül etmeyin züppelerin ve toparlak burjuvaların âdeti olan bu bayağılığa. Yaşamıyorsunuz siz, korkudan sizi geçmişteki yol arkadaşları ilan edenlerin tanıklığı boşuna, inkâr etmeyin, yaşamıyorsunuz, ziyanı yok, daha iyisini yapıyorsunuz, siz Varsınız.

Varlık, İdeanın düşmüş-yüce hali –ki bu yüzden İmkân kadar kapsayıcı değil– aşırı-tanımlanmaya gelmez. Kifayet et, ey lobları pırıldayan beynim, bu sezgiyle: Kardeştir Varlık ile Ebediyet. Yaşamanın zıddı Ebediyet onu yok eder. Dolayısıyla Ebediyetin eşi Varlık da.
Öyleyse şimdi Varlığın ispatla sabit karşı kutbunu tanımlayalım: Yaşamak.
Yaşamak fiildir ve harfleri tek bir anlama sahiptir: ters dönmüş bir mayıs böceğinin hezeyanı. Yaşam eşittir: gelecekteki kendinizi göbekten bağlı sifon yoluyla emme eylemi; algılamak, yani değiştirilmek, pekiştirilmek, parçalı bir eldiven gibi tersyüz edilmek; aynı zamanda algılanmaktır, yani değişikliğe uğratmak, amipsi boynuzunu dokungaç gibi uzatmak. Zira ve o halde, bilindiği üzere, karşıtlar aynıdır.
Berkeley’nin semerinden sıyrılan Varlık karşılıklı olarak ne algılamaktır ne de algılanmak, yanardöner zihinsel kaleydeskopun KENDİNİ düşünmesidir.
Yaşamak: süreksiz, diziler halinde izlenimcilik.
Olmak: süreğen, çünkü uzamsız (0’ın bileşenlerini çözmek ∞’unkileri çözmek kadar imkânsız).

Netice itibariyle: Olmak Yaşamak haline geldiğinde Süreğen Süreksiz hale gelir. Kıyas mantığıyla, Varlık Varlık-Olmayana dönüşür. Yaşamak = Varolmayı kesmek.
Yaşamak, hatırlayalım, ilişki yaşamı olarak anlaşılır, onu kalıba döken zamanın gitar kutusundaki yaşam. Olmak, kendinde yaşam, bu ortopedik olmayan biçimlere sahip değildir. Yaşamak Varlığın karnavalıdır.
Kalımlılığınızı kıran bir canlı kendi zamanının şarabını biçimdışı Kristalinize dökecektir. Sizi değiştirmesinin tek mümkün yolu –bilinenin tersine– kendinden tek bir parçayla sizi ovmasıdır (Mithridatis’in alışkanlığı belki). Korkunuzun bitmesi için onu özümseyin.
Ya da yok olsun. Zira Varlık ve Varlık-Olmayan çok yakındır, bir öğe dolayısıyla müşterektirler. Size aşılandığında sizin tözünüze dönüşecektir; kendinizden defettiğinizde dışkınız olduğuna inanılacaktır.
Anarşi Vardır ama fiile geçen fikir alçalır. Fiil eli kulağında kalmalı, neredeyse semptomsuz.1 Adı yazgısı olan Vaillant2 [Yiğit], teorisini yaşamak istedi. O akıl almaz Canavar şen şakrak şapkasından düşen çıngırakların düşüşüyle somut ve duyulur hale gelmişti. Yine de büyük bir adamdı – Varlığa karşı olmuş olsa da. Zira Olmak Yaşamaktan iyidir. Ama vicdanımla barış içinde Yaşamayı ululamak için –meşru kasuistik– Varlık yok olsun, zıddında çözünsün isterim. Gündüz ve gece çakışmadan, ustalıkla kovalasın birbirini, örtüşen yarım tonlardan nefret ederim; ve kutsuyorum ikisinden yalnızca birinin harelenerek göğe yükselişini.
Aygıtlarım3 henüz kurulmadı, fakat Varlık yok olmadan önce zillerini [cymbales] değil simgelerini [symboles] not etmek isterim, gelecekteki uyağa rağmen, sırf çocuklar için yapmak isterim bunu, kalemimin çatallı ucuyla (göreceğiniz üzere haklı olarak) iyi bir baba ve eşti diye yazılsın mezar taşıma.
Varlığın simgeleri: Gece körü iki Göz, dairesel kromun -kendiyle aynı olduğu için– birbirine tam denk gelen zilleri.
Uzamsız olduğu için, çevresi olmayan bir çember.
Ebedi olduğu için, bir yüreğin gözyaşlarının aczi.
Her cinayet güzeldir: O halde yok edelim Varlığı. Kısırlık yoluyla. İşlemeyen her organ körelir. Varlık dehadır: Fışkırmazsa ölür. Ama Eserler bariyerleri aşar, her ne kadar, düştüklerinde, sesim sayesinde onlara başkalarının kulak zarının kaygısını sunmayı hor görsem de. Sefahat yoluyla: İnsanların ambiyansıyla ve müdavimliğiyle, Eserlerin okunmasıyla, Kafaların dairesel bakışıyla şuurunu kaybeden ahlaksızlık. Eylem ve yaşam Varlık ve Düşüncenin yozlaşması olsa da, bunlar –bilinçli ya da bilinçsiz– Düşünceyi öldürdüklerinde Düşünceden daha güzeldir. Öyleyse Yaşayalım hadi, böylece Efendiler olacağız. Orada, rafların üstünde, yaşamıyorlar ama düşünceleri konuşmuyor mu Dehalarına –ki yalnızca o anlayabilir– fildişinden gerçekdışı karınları üzerinde cırıldayan üç çember hakkında?
Çeviren: Murat Erşen
1 Daima. Ve bunun için Eylemlerin sobasını söndürmemekten başka ihtimama gerek yoktur.
2 Auguste Vaillant: Fransız anarşist (1861-1894). 9 Aralık 1893’te Fransa’da, meclisteki bir oturum sırasında salona bomba atmıştır. Giyotinle idam edilirken “Kahrolsun burjuvazi! Çok yaşa anarşi!” diye slogan atmıştır. Dolayısıyla burada fikir anarşizm, eylem de bombalı saldırıdır. (ç.n.)
3 Sembolizm akımının öncüsü Fransız şair Mallarmé, “Gerçek bomba kitaptır” der. Mallarmé’nin bomba-kitabına rakip olarak Jarry bir aygıt (engin) çıkarır: bir çift zil. Bkz. Karl Pollin, Alfred Jarry: L’Expérimentation du singulier, Rodopi, 2013, s. 59. “Çatallı bir kalem ucunun etkisiyle simge zile dönüşür ve böylece simgeselleştirme sürecinden kaçan akustik bir titreşim yayar. O zaman ziller yeniden simgelere dönüşebilir ve Varlığın mezar taşına hakkedilir.” (ç.n.)
* “Être et vivre”, L’Art littéraire, no 3-4, Mart-Nisan 1894.


