top of page
sanat


Eleştiri Üzerine Fragmanlar
İyi eleştirmen kendi görüşünü ayan beyan öne sürmekten kaçınır. Büyük eleştirmen, kendi görüşünü vermek yerine, eleştirel analizi üzerinden başkalarının kendi görüşünü oluşturmasını sağlar.
Walter Benjamin


Paul Virilio'da Hız Estetiği
Virilio’nun çağdaş sanatın kazasına ya da felaketine dair formülü, sanatın teknik ve iletişimsel hız rejimine eklemlenmesi sonucu ortaya çıkan yönünü imler. Kaza onun terminolojisinde hızın içkin sonucudur, istisnai değildir. Aktarım ne kadar hızlanırsa, kazanın olasılığı da o denli norm hâline gelir.
Göksenin Salman


Aby Warburg ve İsimsiz Bilim
Belki de kültürümüzde şiir ile felsefeyi, sanat ile bilimi, “şarkı söyleyen” sözcük ile “hatırlayan” sözcüğü birbirinden ayıran çatlak, Warburg’un vecd halindeki su perisi ile melankolik nehir tanrısı arasındaki kutuplaşmada teşhis ettiği Batı kültürünün şizofrenisinin bir yönünden başka bir şey değildir.
Giorgio Agamben


Akustik Adalet: Bir Dinleme Teorisi*
Unutuş ve hatırlamanın doğruluk bölgelerini bir araya getiren, unutmaya uygun mesafedeki tek hatırlama türü ise, zaman katmanlarının ucube bedenselliği hâlindeki “Déjà vu”dur. Déjà vu’nun düzenlediği zemini, anonimin sesine doğru geri çekilme jestinin ifadesi olan déjà entendu (işitilmiş) aracılığıyla dağıtan ise, hafızanın akustik doğasıdır. Bu bağlamda başvurulabilecek klasik eserlerden biri de Ludwig Tieck’in 1797’de kaleme aldığı Sarışın Eckbert’dir.
Cana Bostan


Gösterenlerin Özgür Oyunu: Nuri Kuzucan'ın Pasaj'ı
Mükemmel, her bakımdan tamamlanmış işler sunma konusunda temkinli bir konumu tercih ettiğini belirtiyor Kuzucan, belki de bu buyur etme halini sürekli kılabilmek için. “Olanakları paylaşmadan ya da başkalarının katkısı olmadan yeni bir değer oluşturmanın imkânı yok” diyor, beraber çalışmanın önemine vurgu yaparken. Öyle sanıyorum ki, aynı ilkeyi izleyiciyle ilişkilerde de muhafaza etme, çalıştırma arzusunda.
Abdurrahman Aydın


Kukla Tiyatrosu Üzerine
Kleist, (bir zamanlar İnsanın Düşüşü’nü herkesten daha iyi anladığını iddia eden) Kafka ile İnsanın Düşüşü’nü uzak geçmişteki tarihsel bir olay olarak düşünmemize neden olan şeyin yalnızca zaman kavrayışımız olduğu içgörüsünü paylaşır.
Heinrich von Kleist
![Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi](https://static.wixstatic.com/media/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.png/v1/fill/w_444,h_250,fp_0.50_0.50,q_35,blur_30,enc_avif,quality_auto/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.webp)
![Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi](https://static.wixstatic.com/media/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.png/v1/fill/w_307,h_173,fp_0.50_0.50,q_95,enc_avif,quality_auto/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.webp)
Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi
Nancy’nin Noli me Tangere anlatısı bağlamında özellikle istisna olarak tanımladığı durum, İsa’nın dirilmiş [kaldırılmış] bedenine yönelik dokunma eylemini kasten uzak tutmasıdır: “Dokunulmaması gereken, dirilmiş bedendir”
Serap Yüzgüller


İnsanın İşi
Emeğe ve üretime yapılan vurguyu bir kenara bırakmak ve eylemsizliğin değilse de en azından, her edimde kendi shabbat’ını gerçekleştiren ve her işte kendi etkinliksizliğini ve kendi potansiyelini sergilemeye kadir bir çalışmanın figürü olarak çokluğu düşünmeye girişmek zorunlu olacaktır.
Giorgio Agamben


Başkaldırının doğru kullanımı: Peki, öfke nereye gidiyor?
Ayaklanma, başkaldırı, isyan: Öfkenin ateşi, şenlik ile şiddet arası, neşe ile hınç arası öngörülmedik bir olaya yol açar; bu öfke, eğer kendisine başkaldırılan otorite tarafından öylece ezilmediyse ya da kanalize edilmediyse, daima çatallanmaya ya da yolundan çıkmaya elverişlidir. Yani başkaldırı özgürleşmenin eşanlamlısı değildir.
Georges Didi-Huberman


Jest Üzerine Notlar
Doğallık mefhumundan tamamen yoksun insanlar için, her bir beden hareketi bir yazgı haline gelir. Ve beden hareketleri, görünmez güçlerin etkisi altında serbestliklerini ne kadar kaybederse, yaşamı çözmek de o kadar zorlaşır.
Giorgio Agamben


Olmak ve Yaşamak
O halde yok edelim Varlığı. Kısırlık yoluyla. İşlemeyen her organ körelir. Varlık dehadır: Fışkırmazsa ölür. Ama Eserler bariyerleri aşar, her ne kadar, düştüklerinde, sesim sayesinde onlara başkalarının kulak zarının kaygısını sunmayı hor görsem de.
Alfred Jarry


Didi-Huberman Foucault'yu Anlatıyor
Foucault’yu okumaya tutkuyla başlamıştım ve üslubunun güzelliği -bu onun başka bir yanıydı- beni kendimden geçiriyordu. Olağanüstü bir yazardı. Kanıt mı? Bilginin Arkeolojisi üstüne notlar almaya çalışırken, neredeyse bütün kitabı baştan yazmıştım. Cümlelerini bozamadım. Kesilip birbirinden ayrılamayacak kadar güzeldiler.
François Caillat


Deleuzecü Estetik Diye Bir Şey Var mı?
Deleuze için hakikat, duyulur olanın ardındaki ya da üstündeki idea değildir. Hakikat saf duyulur olandır, doxa’nın “ideaları”na karşı çıkan koşullanmamış duyulur olandır. Koşullanmamış duyulur olan, adalet ya da çöl diye adlandırılan şeydir. Eser, çöle yürüyüştür.
Jacques Rancière


Mimesisin Kurbanları: Ya Kelime Şeyi Resmetmeye Borçlu Değilse?
... yalnız Narkissus değil, edebiyat tarihinin bütün “kolay inanan çocukları” imgenin gündelik hayatı dönüştüren ve yavanlıktan, sıkıcılıktan kurtaran cazibesinin peşinden gitmeyi seçtiler.
Aslı Güneş


Aşkınsal Edebiyat ve Aptallık Problemi
Aptallık, düşüncenin bir yapısı olarak henüz düşünemiyor olmaktır. Bu anlamıyla aptallık düşüncenin krizine işaret etmektedir. Çünkü düşüncenin ufku yerleşik değerlerce belirlenmiş ve böylece fark ve yenilik düşünülemez hale gelmiştir.
Emir Can Civelek


Yüz
Bana boşluklarını teşhir ederek arsızca bakabilirler, sanki ardında bu boşluğu tanıyan ve onu nüfuz edilemez bir gizlenme yeri olarak kullanan uçurumsu bir başka göz varmışçasına; ya da hayasızca, hiç çekinmeden, bakışlarımızın boşluğunda aşkın ve sözün geçmesine müsaade ederek.
Giorgio Agamben


Ateşböceklerinin Ortadan Kayboluşu
''Ortadan kaybolan ateşböcekleri değil, görme arzusudur, umut ilkesidir, yeni ateşböcekleri arama kabiliyetidir. Olan sadece, bir avuç ateşböceğinin mücadele gücünden fışkıran diyalektik vizyonun yerini diyalektik olmayan bir umutsuzluğa bırakmasıdır. Oysa meydan bu kadar kolayca totaliter makineye bırakılamaz.''
Pier Paolo Pasolini


Okumak ya da Okumamak
İnsanlara neyi okuyacaklarını söylemek, bir kural olarak ya faydasızdır ya da zararlı; zira, edebiyatın takdir edilmesi, eğitim değil mizaç meselesidir(...) Ama insanlara neyin okunmayacağını söylemek çok farklı bir konudur ve bunu Yüksek Okul Programının bir misyonu olarak tavsiye etmeyi göze alıyorum.
Oscar Wilde


Roland Barthes ile Mülakat (1973)
"Ben haz üzerine mevcut kanaat olduğunu düşündüğüm şeyi aldım diyelim, bu aslında daha ziyade edebiyat hazzına, metnin hazzına -kabaca söylersek- bir tür gerici bağlam yükler, şahsen ben bir sağ ve bir sol olduğuna inanıyorum, hatta kültürde, edebiyatta bile var bu, benim yapmak istediğim şey aslında onu kitabımın hakiki anlamı kılmak."
Roland Barthes


Becker'in Le Trou'su üzerine notlar
Kont’lar ve Vikont’ların infazları seyretmek için saraylarda kiraladıkları hususi pencereleri vardır. İnfaz günü geldiğinde yüzlerinde maskeyle pencerelerinde yer alırlar.
Övünç Demiray


Temsilin Zamanından Arzunun Zamanına
Şimdinin eskatolojisi gelecek fikrinin kötürümselleştirilmesidir. Dramatik yapıda zamanın niteliğinden söz ederken Goethe, “gelecek yokluğu kötülüktür” demişti; değişime uğrayan metinlerin zamanı hakkında konuşurken ise Heiner Müller, “gelecek sevgisi nekrofilidir” diyecektir.
Süreyya Karacabey


Sahte, Sahtekârlık, Dolandırıcılık ve Hilekâr Üzerine Notlar*
Finansallaşmış bir ekonomide, dalgalı kur rejimine ve güvencesizlik koşullarına tabi modern kapitalist birey, budala ve kurnazın müstesna bir karışımıdır; herkes kararında bir kurnazlıktan medet umar ama ne yazık ki bu, karanlık bir budalalar komedisinin ortaya çıkmasına sebep olur.
Burak Delier


Post-AI Edebiyatı
İnsani prestijin yeniden yürürlükte olduğu bir tarihsel kategori olarak Post-AI edebiyatı, “bu metni neden bir insan yazmalı” sorusunu futuristik sahnelerden, distopya coğrafyalarından ya da apokaliptik geleceklerden alıp yeniden şimdiki zamana kaydediyor.
Solmaz Erkin


Gelmekte Olan Sinema ya da Yılmaz Güney’i Dekolonize Etmek
Yeşilçam’a, Türk sinemasına, Türklüğe ve Türkiye’ye politik ve estetik olarak sığmayan, oradan taşan Yılmaz Güney ve sinemasını Kürd sineması içerisinde nasıl konumlandırabiliriz?
Sebahattin Şen


Baudrillard'ın Tekil Nesneleri
Mimarlığın, sorunlarını felsefe dolayımıyla düşünmeye başlamasından ziyade eskiden felsefe adıyla anılan şey, sorunlarını mimarlık dolayımıyla düşünmeye başladı. Bu da kaçınılmaz olarak zamanımızın en önemli düşünürlerinden bazılarını (Roland Barthes, Michel Foucault, Jacques Derrida ve Fredric Jameson) mimarlık sorunları üzerine kafa yormaya yöneltti.
K. Michael Hays


Beckett, Birkaç Karşılaşma
“Dünyada geçireceğimiz zaman onu kendimizden başka bir şey için kullacak kadar uzun değil.” Bir şairin bu sözü dış güdümlü, tali, başka olmayı reddeden herhangi birine tatbik edilebilir. Beckett ya da dengi görülmemiş kendi olma sanatı.
Emil Cioran


Mantıksızlığın Estetiği: Quentin Dupieux Sineması
Quentin Dupieux, absürdizm ve sürrealizmi birbirine katıştırarak, günümüz dünyasının kaotik, anlamsız ve kendi yeni anlamsızlıklarını icat eden doğasını yansıtan, oldukça özgün bir yerde konumlanan bir estetik sunmaktadır.
Mustafa Eyigün


Hayatta Kalmak: Metot
Hakikat infial uyandırır. Ama hakikat olmadan hiçbir şeyin değeri yoktur. Dünyaya dürüst ve saf bir bakış başlı başına bir şaheserdir. Dertlendiğin konularda dümdüz hakikati söyle; yalınkat gerçeği söyle, ne az ne çok. Mutluluktan korkma; çünkü yok.
Michel Houellebecq


Arşiv Humması
Arşivler işte böyle, bu yer tayininde, bu ev hapsinde yer bulur. Konut, arşivlerin ev hapsinde tutulduğu bu yer, özelden kamuya kurumsal geçişi belirtir ama bu her zaman gizliden gizli olmayana geçiş anlamına gelmez. Bir ev, Freudların son evi bir müze haline geldiğinde olan da budur: bir kurumdan diğerine geçiş.
Jacques Derrida


Bir Sanatçı Nasıl Düşünür? Haacke'nin ve Kabaş'ın Yazıları
... sanat hakkında eleştirmen ya da felsefecilerin değil sanatçıların nasıl konuştuğunu duymak ve bilmek, sanatı piyasanın reklamcı, akademinin paketleyici dilinden azade olarak düşünmemizi sağlayacak en zihin açıcı ve kıymetli şeylerden biridir.
Burak Delier


Punctum Kitap Kulübü
Punctum Kitap Kulübü 02 Ekim'de (online) başlıyor. Okuyacağımız ilk eser Valeria Luiselli’nin tüm dünyada dikkat çekmiş romanı Dişlerimin Hikâyesi. Hafıza değiş tokuşuyla tesis edilen bir ekonomide dişler sanat eserine, artistlerin işleri ise sefil polisiye unsurlara dönüşüyor.
Punctum Dergi


Televizüel İmgeler, Montaj ve “Muhtelif Haberler”
Sinemanın aksine, televizyon olan biteni şimdiki zamana indirger, en azından geleneksel kullanımıyla. Ama bir farkla, imkânsız olarak olup bitmiş olanın “nasıl imkân dahilinde olduğunu” yani “inanılmazlığını” bir kez daha düşündürerek ve onu kendi (düşünsel) gücünden yoksun kılarak.
İpek Gürkan


"Eşsiz Kitaplar"
Özellikle 3. Dünya ülkelerinde “bir kültürün ana hatlarını çizebilmek için ülkenin akademik profilinden önce yayıncılığın durumuna bakmak gerekir.” Calasso’nun bu saptamasının bizim açımızdan teyidini, o dönem kurulan Ayrıntı, Metis, Can, İletişim gibi yayınevlerinin Türkiye’nin entelektüel hayatını önemli ölçüde belirlemiş olmasında bulabiliriz.
Deniz Uslu


Modern Sanat Üzerine: Paul Klee'nin Sanatı ve Kuramı*
Duygu Güles Kökek Klee, resminde şiirsel ve müzikal bir düzeye yükselmeye uğraşmış, aynı zamanda bir imgenin görüntüsünden ziyade imgenin...
Duygu Güles Kökek


Punctum Söyleşileri: ''Sanat Felsefesinin Hikâyesi''
Punctum Söyleşileri’nde konuğumuz felsefeci-yazar Emre Şan. Moderatörlüğü Cana Bostan'ın üstlendiği etkinlikte Şan'ın yeni kitabı Sanat Felsefesinin Hikâyesi üzerine söyleştik. Mağara Resimlerinden Dijital İmajlara sanat tarihinin serüveni...
Punctum Dergi


Georges Didi-Huberman’ın Kütüphanesi’nde *
Bir kütüphanede olma fikri ile bir adada olma fikri arasında bence bir çelişki var, çünkü eğer adadaysam kitaplığım yoktur. Kitaplığıma yürekten bağlıyım. Yeniyetme çağımdan beri inşa ediyorum kitaplığımı. Tam sayısını bilmiyorum ama aşağı yukarı 45 bin kitap barındırıyor olsa gerek.
Georges Didi-Huberman


Nesneler Âleminde Bir Hâletiruhiye
Arter'deki ilk özel koleksiyon sergisi Farz Et Ki Sen Yoksun'dan yola çıkılarak hazırlanan kitapta küratör Selen Ansen ile yazarlar Claudia Swan ve Cana Bostan'ın metinlerine 400'e yakın sanatçının eserlerinden görseller eşlik ediyor. Sergi Aralık 2024 tarihine dek gezilebilir.
Esra Beşiroğlu


İmgenin Öteki Tarihi
İmge dinî tecrübeden estetik tecrübeye geçişte bir ontolojik statü kayması yaşar. Belting, imgenin tarihinin sanat tarihiyle sınırlı olmadığını vurgular ve bu tarihin beden, kutsal ve toplumsal hafıza arasında dolaşan çok daha eski bir kültürel antropolojiye açıldığını anlatır.
Zeynep Kurdaş


Güneşsi Anüs
Georges Bataille " (...) yüzümün bir skandal olduğunu ve tutkularımın yalnızca İsa-Vezüv vasıtasıyla ifade edildiğini doğrulamaktan...
Georges Bataille


Arzunun Botaniği: Elmanın da beni sevmesi şart mı?
Dilan Salkaya Arzunun Botaniği , hepimizin yakından tanıdığı dört bitkinin -elma, lale, kenevir ve patatesin- ve insani arzuların...
Dilan Salkaya


Düşüncenin Metaforu Olarak ''arketipsel şeysiler''
Belma Fırat Badiou’nun perspektifinden ilham alarak, dansın düşüncenin metaforu olmak bakımından beden-düşünce oluşu gibi, Anita...
Belma Fırat


Yapay Zekâ ve Tırışkadan İşler
Süreyyya Evren Ya gerçekten distopikse, ya hiç ilginç olmayacaksa gelecek, en klişe bilimkurgudaki duruma doğru banal ve dijital...
Süreyyya Evren


Grizunun Kokusunu Almak: Tarihsel Hakikatin Maden Galerileri
Cana Bostan (...) köklerdeki tiksintiyle şimdiki zamandan tiksinmek için geçmişe yapılan bir maden kazısı olarak sinema, duvarda ya da...
Cana Bostan


Öyleyse duymak gerekmektedir: ''İmajların Yazgısı''
Ozan K. Dil Öyleyse duymak gerekmektedir ve bir ses virolojisi fikrinin kulağı savunması gibi, imajların da onları retinal olanı daima...
Ozan K. Dil


Ontik Sahtelikler
Süreyy a Karacabey ... bir inanç olarak işletilen hakikat, değerlerin yeni bir tanımını yapacak, ölünmesi gereken yolların haritasını...
Süreyya Karacabey


Çin Geleneksel Resim Sanatında Fark: Sahtenin İzi
Aslı Solakoğlu * Zamanla gerçek eserlere ulaşmak imkânsız hale geldikçe ya da orijinal eser ortadan kayboldukça (...), ikizleri olarak...
Aslı Solakoğlu


Bir Tiyatro Olayı ve Afişler de Konuşur
Dilan Salkaya Mengü Ertel’in 1967’de hazırladığı ve bu oyun için hazırlanan ilk afişlerden olduğu düşünülen Keşanlı Ali Destanı ...
Dilan Salkaya


Sarkis. Başlangıçta, İstanbul 19380–20200
Cem İleri Sarkis suyun karşısına oturup tefekküre dalıyor… imgeleri, yerleri, anları suyun içinde yeniden canlandırıyor, şimdiki...
Cem İleri
bottom of page