top of page
kitap


Çok Komik: Mizahın Felsefi Tarihine Bir Bakış
Felsefenin, bir söylem olarak, kendisine direnen şeylerle yüzleşmesi ve ardından bu direnç ve çekim oyununda neler olduğunu izlemesi fikri beni her zaman içine çekmiştir. Son birkaç yıldır odaklandığım üç şey mizah, şiir ve müzik.
Simon Critchley


Ortak Bağışıklığa Doğru
Esposito, Foucault’nun modern iktidarın yaşamı üretme ve düzenleme kapasitesine yaptığı vurguya sadık kalsa da biyopolitikanın yalnızca ölümcüle, dışlayıcı olana veya olumsuza indirgenemeyeceğini savunur. “Amaç, Nazi ölüm politikasını tersine çevirecek, yaşam üzerine değil yaşam politikası olarak olumlayıcı bir biyopolitikanın ana hatlarını çizmektir.”
Balkır Uysal


Bir Metro Haritası Olarak Tractatus
Gál'ın Tractatus'unun yirmi yedi bölümü Burger'ınkinden hem daha iyimser hem de soyut, daha kompakt ve kapsam olarak daha geniştir ve tüm bu açılardan adını aldığı esere daha yakındır.
Ryan Ruby


Hovsep Vartanyan'ın Akabi Hikâyesi
Türkçe yazılmış ilk roman olarak bilinen Hovsep Vartanyan'ın Akabi Hikâyesi Aras Yayıncılık'tan çıktı. Betül Bakırcı'nın Ermeni harfli Türkçeden günümüz Türkçesinin standartlarına çevirdiği metnin daha önce Andreas Tietze tarafından yapılan akademik bir neşrini okumuştum.
Fatih Altuğ


Aşkınsal Edebiyat ve Aptallık Problemi
Aptallık, düşüncenin bir yapısı olarak henüz düşünemiyor olmaktır. Bu anlamıyla aptallık düşüncenin krizine işaret etmektedir. Çünkü düşüncenin ufku yerleşik değerlerce belirlenmiş ve böylece fark ve yenilik düşünülemez hale gelmiştir.
Emir Can Civelek


Yüz
Bana boşluklarını teşhir ederek arsızca bakabilirler, sanki ardında bu boşluğu tanıyan ve onu nüfuz edilemez bir gizlenme yeri olarak kullanan uçurumsu bir başka göz varmışçasına; ya da hayasızca, hiç çekinmeden, bakışlarımızın boşluğunda aşkın ve sözün geçmesine müsaade ederek.
Giorgio Agamben


Hermenötiğe Çok Kısa Bir Giriş
Hermeneutics: A Very Short Introduction kitabının yazarı Jens Zimmerman herkesin hermenötik hakkında bilmesi gereken 10 şeyi anlatıyor.
Jens Zimmerman


“Distorşın” Olarak Tekrar Okuma: Hannah Arendt, Geçmişle Gelecek Arasında
Nasıl geçmişteki okuma ile şimdideki okuma arasındaki karşılaşma, anlamı geleceğe açarsa, çeviride beliren kaymalar da orijinali tekrar okutur, üçüncü, dördüncü okumalara, çoğul titreşimlere dair arzuyu tetikler.
Toros Güneş Esgün


''Oraya Kendimi Koydum'' (Şairlerle Söyleşi)
... belgesel şiir, yazıyı sessizliğin yerine geçirme çabası olarak değil, tam tersine sessizliği içinde barındırma çabası olarak kullanır. Bu yaklaşım, sessiz yığınların özgün deneyimlerini ve ifadelerini koruyarak onları tarih anlatısına katma amacını taşır. Oraya Kendimi Koydum’da yapmaya çabaladığımız şey, sözlü tarih kayıtlarının şiirin dilinde özgün bir şekilde ifade edilmesi değildi. Belgenin sesini çalmak yerine ona saygı duyarak duyulur kılındığı bir örnek oluşturabil
Belma Fırat


Okumak ya da Okumamak
İnsanlara neyi okuyacaklarını söylemek, bir kural olarak ya faydasızdır ya da zararlı; zira, edebiyatın takdir edilmesi, eğitim değil mizaç meselesidir(...) Ama insanlara neyin okunmayacağını söylemek çok farklı bir konudur ve bunu Yüksek Okul Programının bir misyonu olarak tavsiye etmeyi göze alıyorum.
Oscar Wilde


Gemiden Düşen ve Gemide Kısılıp Kalan: Herbert Clyde Lewis ile Norah Lange Arasındaki Deniz
Gemiye bir erkek yerine kadın binse ne olurdu sorusunun yanıtında oluşan duruma, sadece erkek mürettebatın olduğu bir gemideki koşulları eklersek, Arjantinli yazar Norah Lange’in 45 Gün ve 30 Denizci (45 días y 30 marineros, 1933) romanına ulaşırız.
Orçun Güzer


Dehşetin Yoksunluğuna Değinmek
Karasu’nun “Azınlık- Azınlıklar Bir Çözümleme Denemesi” başlıklı yazısının bir uzlaşı talep ettiğini dilinin politik görünümleri yoluyla göstermeye çalışacağım. Psikolojizmden uzaklaşarak ve modernitenin epistemolojik aygıtı olan tarih kavramına bakarak(...)
Bartu Şanlı


Düşüş ya da Ruhun Kendiyle Konuşması
Camus kitabın elyazmasında olası başlıklardan biri olarak “Zamanımızın Bir Kahramanı” seçeneğini düşünür ve Lermontov’un aynı adlı kitabının önsözündeki tarziye kabilinden bir parçayı kendi metnine epigraf olarak ekler: “Zamanımızın Kahramanı, aziz okurlarım, gerçekten bir portredir, fakat tek bir kişinin portresi değildir; bu portre bizim kuşağın olgunlaşmış, kökleşmiş kusurlarının ortak bir portresidir.” (çev. Nuri Yıldırım, Yordam Kitap, 2019)
Oğuz Tecimen


Kötülük Cemaati
Kötülük cemaatlerinde siyasetin kuruluşu ve bekâsı, hayali kötücül bir düşmandan duyulan korkuya dayanır ve etnik, politik ve kültürel belleğe kazınan bu korku ve nefret her kriz anında yeniden piyasaya sürülen kindar ve gaddar ulusal bir mirasa dönüşür. Bu korku rezervi kötülük cemaatinin iktidar rezervidir aynı zamanda.
Murat Erşen


Kazuo Ishiguro Gibi Bir Çağdaş
Ishiguro devasa bir resim üzerinde çalışan bir ressam gibi. Resmin heybetli, yayılıp genişleyen tarzı bir katedralin tavanını ya da duvarlarını kaplayabilir. Uçsuz bucaksız bir zaman ve muazzam bir enerji isteyen tek bir eser. Hayat boyu sürecek bir iş. Birkaç yılda bir, bu resmin bir kısmını tamamlıyor ve bize gösteriyor.
Haruki Murakami


Roland Barthes ile Mülakat (1973)
"Ben haz üzerine mevcut kanaat olduğunu düşündüğüm şeyi aldım diyelim, bu aslında daha ziyade edebiyat hazzına, metnin hazzına -kabaca söylersek- bir tür gerici bağlam yükler, şahsen ben bir sağ ve bir sol olduğuna inanıyorum, hatta kültürde, edebiyatta bile var bu, benim yapmak istediğim şey aslında onu kitabımın hakiki anlamı kılmak."
Roland Barthes


Becker'in Le Trou'su üzerine notlar
Kont’lar ve Vikont’ların infazları seyretmek için saraylarda kiraladıkları hususi pencereleri vardır. İnfaz günü geldiğinde yüzlerinde maskeyle pencerelerinde yer alırlar.
Övünç Demiray


Kafka’nın Akademi için bir Rapor'unda Dönüşüm
Bilindiği gibi, Kafka’nın eserlerinde fiili dünyada varolan yer ve kişi adlarına veya yaşanmış olaylara doğrudan atıflara hemen hiç rastlanmaz. Fakat bu istisnai parçada RotPeter’ı yakalayıp Avrupa’ya getiren sömürge şirketi, yirminci yüzyıl başında Almanca konuşulan dünyada ve Amerika’da adı hemen herkesçe bilinen Hagenbeck şirketidir.
Emine Ayhan


İki Köpeğin Anlatılmamış Hikâyesi*
Lévinas’ın gözünde Bobby, insanın dünyayı cehenneme çevirdiği somut gerçeklikte, hâlâ insan aklına duyulan güveni ve saygıyı vurgulayan bir felsefi yaklaşımın son neferiydi. Hitler’in gözünde ise Blondi, insandaki merhamet duygusunu küçümseyip, ondaki hayvani mücadeleci içgüdüyü yücelten bir ideolojinin gürbüz ve kuvvetli savunucusuydu.
Elis Şimşon


Thomas Pynchon’ın Anagramları: “Entropi” Öyküsündeki İsimlendirmelere Dair Bir Tez
öyküde çeşitli sebeplerle ABD’ye göç etmek zorunda kalmış göçmen kitlelerinin dört beş dilin aynı anda konuşulduğu, diller arası geçişin doğallıkla yapıldığı polyglot partilerinden bahsedilir. Yeni katılan misafirler bu çokdilli sohbetlere dahil olamadıklarında bir biçimde dışlanır, bu çokdilli vatandaşlar tarafından görmezden gelinirler.
Yasin Karaman


Ahmaklığa Dair
Böylece, ahmaklığın muhtemelen doğuştan gelen bir kusur olmadığını, fakat insanların kendi kendilerini ahmak yerine koydukları veya başkalarının bunu yapmasına izin verdikleri muayyen koşullarda ortaya çıktığı izlenimi ediniriz.
Dietrich Bonhoeffer


Şeyler Çağının Sonu
"Ötekinin ortadan kayboluşu, akıllı telefonun bizi yalnızlaştırmasının ontolojik sebebidir. Biz bugün tam da yalnız olduğumuz için bu kadar aşırı ve zorlayıcı şekilde iletişim kurmaktayız. Fakat hiper-komünikasyon boşluğu doldurmaz. Yalnızca yalnızlığı derinleştirir; çünkü onda ötekinin mevcudiyeti eksiktir."
Barış Açar


Hayat Bilgeliği Kılavuzu ve Akıllı Yaşama Sanatı
İnsanın maharetinin de izzetinin de miyarı fazilettir, kısmet değil. Varlıklar arasında bir tek fazilet kendiyle kayyumdur. Onun sayesindedir ki kişinin hayatında daim olur sevgi, öldükten sonra da hatırası kalır baki.
Baltasar Gracián


Yalnızlık Zamanında Aşk
Punctum Kitap Kulübü'nde 15 Ekim'de (online) Yalnızlık Zamanında Aşk'ı konuşuyoruz. Cinsellik sadece doğal, biyolojik bir ihtiyaç mıdır? Dürtü, arzu, cinsellik ve aşk arasında nasıl bir ilişki vardır? Psikanaliz, felsefe ve antropolojiin kesiştiği bu okumaya davetlisiniz.
Murat Erşen


“Cor tuum nondum est totum tuum”: Loveable Üzerine
“Bir vaattir bu. (...) Vaat geleceği ne öngörebilir ne de temin edebilir; bir gün seni artık sevmeyecek olmam pekâlâ mümkündür ve bu ihtimal aşktan sökülüp alınamaz, bilakis aşka içkindir. Söz tam da bu ihtimale karşı ancak aynı zamanda bu ihtimalle birlikte verilmiştir.”
Büşra Özcan
![Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi](https://static.wixstatic.com/media/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.png/v1/fill/w_444,h_250,fp_0.50_0.50,q_35,blur_30,enc_avif,quality_auto/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.webp)
![Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi](https://static.wixstatic.com/media/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.png/v1/fill/w_307,h_173,fp_0.50_0.50,q_95,enc_avif,quality_auto/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.webp)
Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi
Nancy’nin Noli me Tangere anlatısı bağlamında özellikle istisna olarak tanımladığı durum, İsa’nın dirilmiş [kaldırılmış] bedenine yönelik dokunma eylemini kasten uzak tutmasıdır: “Dokunulmaması gereken, dirilmiş bedendir”
Serap Yüzgüller


Baudrillard'ın Tekil Nesneleri
Mimarlığın, sorunlarını felsefe dolayımıyla düşünmeye başlamasından ziyade eskiden felsefe adıyla anılan şey, sorunlarını mimarlık dolayımıyla düşünmeye başladı. Bu da kaçınılmaz olarak zamanımızın en önemli düşünürlerinden bazılarını (Roland Barthes, Michel Foucault, Jacques Derrida ve Fredric Jameson) mimarlık sorunları üzerine kafa yormaya yöneltti.
K. Michael Hays


Gilbert Simondon: Bireyleşme Felsefesi
Simondon Nietzsche’nin iddia ettiği gibi, her anlamda “tehlikeli belki”nin düşünürüdür. Yarım asrı aşan gecikme başka türlü anlaşılamaz.
Hüsamettin Çetinkaya


Beckett, Birkaç Karşılaşma
“Dünyada geçireceğimiz zaman onu kendimizden başka bir şey için kullacak kadar uzun değil.” Bir şairin bu sözü dış güdümlü, tali, başka olmayı reddeden herhangi birine tatbik edilebilir. Beckett ya da dengi görülmemiş kendi olma sanatı.
Emil Cioran


Hafızanın Mitolojik Anlamları *
Evrenin ayrılmaz bir parçası olan “geçmiş”i keşfe çıkmak varlığın derinliklerinde saklananları keşfe çıkmaktı. Mnēmosynē’nin şarkısında anlattığı hikâyede tecelli eden batıni âlemin ve doğaüstünün coğrafyasıydı.
Jean-Pierre Vernant


Hayatta Kalmak: Metot
Hakikat infial uyandırır. Ama hakikat olmadan hiçbir şeyin değeri yoktur. Dünyaya dürüst ve saf bir bakış başlı başına bir şaheserdir. Dertlendiğin konularda dümdüz hakikati söyle; yalınkat gerçeği söyle, ne az ne çok. Mutluluktan korkma; çünkü yok.
Michel Houellebecq


Auerbach’ın Mimesis Tarihi Üzerine
Geleneksel formların ihlal edildiği anlar / uğraklar, alternatif ilkelerin yeni formülasyonu, yeni bir başlangıç, kişisel konuşma, edebi konuların değişmesi… Bunun sonucunda “insan gerçekliğinin ortak ve çok yönlü dünyasına” ilişkin yeni bir bakış açısı ve yeni bir ton ortaya çıkar: “Modern edebiyatta taklit tekniğiyle, tipi ve toplumsal konumu ne olursa olsun herhangi bir karakter ciddi, problematik ve trajik bir anlayışla ele alınabilir.”
Gunter Gebauer & Christoph Wulf


Arşiv Humması
Arşivler işte böyle, bu yer tayininde, bu ev hapsinde yer bulur. Konut, arşivlerin ev hapsinde tutulduğu bu yer, özelden kamuya kurumsal geçişi belirtir ama bu her zaman gizliden gizli olmayana geçiş anlamına gelmez. Bir ev, Freudların son evi bir müze haline geldiğinde olan da budur: bir kurumdan diğerine geçiş.
Jacques Derrida


Külkedisi Masalının Ters Yüz Edilişi
Külkedisi masalında, Cinderella’nın üvey kız kardeşlerinin, kapı kapı dolaşan prensin testini geçmek ve ayakkabıyı giyebilmek için ayaklarının bir kısmını kesmesi çarpıcı bir ayrıntıdır. Fakat bu sarsıcı kısım masalın Charles Perrault versiyonunda bulunmaz.
Orçun Güzer


Bir Kitaplık Nasıl Düzenlenir? *
Bir kitaplığın nasıl düzenleneceği oldukça metafizik bir konudur. Kant’ın bu konuya kısa bir inceleme hasretmemiş olması şaşırtıcıdır... Aby Warburg tarafından formüle edilen ve uygulanan iyi komşu kuralı altın kural olmaya devam ediyor.
Roberto Calasso


Bir Sanatçı Nasıl Düşünür? Haacke'nin ve Kabaş'ın Yazıları
... sanat hakkında eleştirmen ya da felsefecilerin değil sanatçıların nasıl konuştuğunu duymak ve bilmek, sanatı piyasanın reklamcı, akademinin paketleyici dilinden azade olarak düşünmemizi sağlayacak en zihin açıcı ve kıymetli şeylerden biridir.
Burak Delier


Punctum Kitap Kulübü
Punctum Kitap Kulübü 02 Ekim'de (online) başlıyor. Okuyacağımız ilk eser Valeria Luiselli’nin tüm dünyada dikkat çekmiş romanı Dişlerimin Hikâyesi. Hafıza değiş tokuşuyla tesis edilen bir ekonomide dişler sanat eserine, artistlerin işleri ise sefil polisiye unsurlara dönüşüyor.
Punctum Dergi


Alacakaranlık'ı Tarihselleştirmek
Alacakaranlık, sürgün-içinde bir metindir. İmkânlarla beraber ihtimallerin azaldığı bir dünyanın çemberine alınmıştır. Modern/kapitalist kent yaşamı, her geçen gün görünümünü temellerini sarsmayacak düzeyde değiştirmektedir. Kapitalizme içkin çelişkinin bir parçasıdır bu(...)
Bartu Şanlı


Felaket Körlüğü ve Zamanın Kaybı Üzerine
Geçmişsizlik, hakikatin hazine odası olan bilinçdışını devre dışı bırakıyor. Gerçekliği ümide doğru inşa eden dil, kaynağını yitiriyor. Böylece semptomatik zamanın yerini kaygısız politik güçler alıyor. Bunun adı felaket körlüğü.
Oğuz Alp Dedeoğlu


"Eşsiz Kitaplar"
Özellikle 3. Dünya ülkelerinde “bir kültürün ana hatlarını çizebilmek için ülkenin akademik profilinden önce yayıncılığın durumuna bakmak gerekir.” Calasso’nun bu saptamasının bizim açımızdan teyidini, o dönem kurulan Ayrıntı, Metis, Can, İletişim gibi yayınevlerinin Türkiye’nin entelektüel hayatını önemli ölçüde belirlemiş olmasında bulabiliriz.
Deniz Uslu


Birey ve Sahiplikleri
"dünyada şimdiye kadar yapılan mal paylaşımının adaletsiz olduğu; mülkiyetin adil olmayan temellere dayandığı sürekli tekrarlanmıyor mu? Ve sizce de bu tür görüşler kök saldığında, neredeyse her yere yayıldığında, kitlelere derinlemesine nüfuz ettiğinde er ya da geç, ne zaman, nasıl bilmiyorum ama er ya da geç en korkunç devrimleri getirmesi gerekmez mi?"
Patrick Savidan


Gündelik Şeylerin Görünmez Güzelliği
Kurt Vonnegut insan doğasındaki bir kusurun da herkesin ‘inşa’ etmek istemesi; ama kimsenin bakım ve onarım işleriyle uğraşmak istememesi olduğunu söylüyor. Üstad Yanagi ise “Her şeyin makinelerle üretileceği yakın gelecekte, insan elinin vaktiyle böyle hayret uyandıran maharetleri olduğuna şaşılacak" diyor ki haklı…
Sona Ertekin


Modern Sanat Üzerine: Paul Klee'nin Sanatı ve Kuramı*
Duygu Güles Kökek Klee, resminde şiirsel ve müzikal bir düzeye yükselmeye uğraşmış, aynı zamanda bir imgenin görüntüsünden ziyade imgenin...
Duygu Güles Kökek


Kukla Tiyatrosu Üzerine
Kleist, (bir zamanlar İnsanın Düşüşü’nü herkesten daha iyi anladığını iddia eden) Kafka ile İnsanın Düşüşü’nü uzak geçmişteki tarihsel bir olay olarak düşünmemize neden olan şeyin yalnızca zaman kavrayışımız olduğu içgörüsünü paylaşır.
Heinrich von Kleist


Anlatının Krizi - Krizin Anlatısı
Gökhan Yavuz Demir Anlatının krizine dair uzun ve hayli eski bir hikâye var. İmajlar karşısında sözün geri çekilmesinden teknoloji,...
Gökhan Yavuz Demir


Yorum ve Aşırı Yorum
Yasin Karaman “Yazarın ölümü” konusunda sınava alınan tembel bir öğrencinin yanıtını hayal edelim: “Ne? Yazar öldü mü? Hastalandığını...
Yasin Karaman


Manves City
Utku Özmakas Baştan başlayalım: Tekrar okumak hangi ihtiyaca verilmiş bir cevaptır? Yazının hangi kışkırtmalarına kapılmak ya da boyun...
Utku Özmakas


Yine Okumak, 7
Sona Ertekin 1992 yılında Altıkırkbeş tarafından sadece belli bir açıdan ışığa tutulduğunda gizli resmi beliren efsanevi kapağı ile ilk...
Sona Ertekin
bottom of page




