top of page


Narsisizmin Anlatıları
"İstedik ki, bir edebiyatçı ve bir felsefeci olarak gündelik hayatta sıkça karşımıza çıkan “narsisizm” terimini geniş bir perspektifle tartışalım."
Sema Kaygusuz & Cana Bostan


Aby Warburg ve İsimsiz Bilim
Belki de kültürümüzde şiir ile felsefeyi, sanat ile bilimi, “şarkı söyleyen” sözcük ile “hatırlayan” sözcüğü birbirinden ayıran çatlak, Warburg’un vecd halindeki su perisi ile melankolik nehir tanrısı arasındaki kutuplaşmada teşhis ettiği Batı kültürünün şizofrenisinin bir yönünden başka bir şey değildir.
Giorgio Agamben


Kukla Tiyatrosu Üzerine
Kleist, (bir zamanlar İnsanın Düşüşü’nü herkesten daha iyi anladığını iddia eden) Kafka ile İnsanın Düşüşü’nü uzak geçmişteki tarihsel bir olay olarak düşünmemize neden olan şeyin yalnızca zaman kavrayışımız olduğu içgörüsünü paylaşır.
Heinrich von Kleist
![Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi](https://static.wixstatic.com/media/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.png/v1/fill/w_333,h_250,fp_0.50_0.50,q_35,blur_30,enc_avif,quality_auto/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.webp)
![Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi](https://static.wixstatic.com/media/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.png/v1/fill/w_305,h_229,fp_0.50_0.50,q_95,enc_avif,quality_auto/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.webp)
Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi
Nancy’nin Noli me Tangere anlatısı bağlamında özellikle istisna olarak tanımladığı durum, İsa’nın dirilmiş [kaldırılmış] bedenine yönelik dokunma eylemini kasten uzak tutmasıdır: “Dokunulmaması gereken, dirilmiş bedendir”
Serap Yüzgüller


Didi-Huberman Foucault'yu Anlatıyor
Foucault’yu okumaya tutkuyla başlamıştım ve üslubunun güzelliği -bu onun başka bir yanıydı- beni kendimden geçiriyordu. Olağanüstü bir yazardı. Kanıt mı? Bilginin Arkeolojisi üstüne notlar almaya çalışırken, neredeyse bütün kitabı baştan yazmıştım. Cümlelerini bozamadım. Kesilip birbirinden ayrılamayacak kadar güzeldiler.
François Caillat


Önay Sözer’de Sonun Fenomenolojisi ve Hiçliğin Tuttuğu Yer Olarak ‘Ara’
Diler Ezgi Tarhan Elbette ki ‘hiçliğin tuttuğu yer’, hiçbir varlık kavramıyla doldurulamayacak kadar derin bir yersiz-yurtsuzluğu imlediğinden, Önay hocanın kaybıyla açılan gedik de ancak koca bir boşlukla doldurulabilecek (!) bir ‘ara’yı imliyor. 01/23 | Makale [Fotoğraf: Taçlı Yazıcıoğlu] Kelimeler, renklere nispeten çok daha sonsuz bir ufku resmedebiliyor. Varlıklarıyla olduğu kadar yokluklarıyla da zihinde ‘yer’ tutan kavramları imliyorlar ki ‘sözde bir varolan’ı etiketle
Diler Ezgi Tarhan


İmgenin Öteki Tarihi
İmge dinî tecrübeden estetik tecrübeye geçişte bir ontolojik statü kayması yaşar. Belting, imgenin tarihinin sanat tarihiyle sınırlı olmadığını vurgular ve bu tarihin beden, kutsal ve toplumsal hafıza arasında dolaşan çok daha eski bir kültürel antropolojiye açıldığını anlatır.
Zeynep Kurdaş


Ölüme Dair Eleştirel İmgelem
Orçun Güzer Ölümün beslediği bu imgelem, yaşamın efendisi rolüyle ölüme sebep olanların önüne, örtbas etmeye çalıştıkları ölümü...
Orçun Güzer


Çin Geleneksel Resim Sanatında Fark: Sahtenin İzi
Aslı Solakoğlu * Zamanla gerçek eserlere ulaşmak imkânsız hale geldikçe ya da orijinal eser ortadan kayboldukça (...), ikizleri olarak...
Aslı Solakoğlu
bottom of page