top of page


Backrooms (2026): Buluntu Minotaurus
‘’Özne, daha önceden pratik etkinliğiyle tanımadığı birtakım nesnelerle karşılaştığı zaman ya da alışılmamış durumlarda bulunan tanıdık nesnelerle, alışılmamış açılardan görülen nesnelerle yüz yüze geldiği zaman yanılsama ortaya çıkar.’’
Salih Alp Gökçek


Borges için bir Mektup
(...)onun benim için yok olma yolundaki bir insanlık numunesini temsil etmesi ve kendini bir çok medeniyette ve edebiyatta rahat hisseden, entelektüel vatanı olmayan bir yerleşiğin, evden çıkmayan bir maceraperestin, muhteşem ve mahkûm edilmiş bir canavarın paradoksunu cisimleştirmesi olduğunu söylemiştim.
Emil Cioran


Şiddet ve Hakikat*
İşte bu yüzden şiddet derin biçimde aptalcadır. Ama en kuvvetli, en yoğun, en giderilemez anlamda aptalca. Bir zekâ eksikliğinden kaynaklı bir aptallık değil, daha da beteri, düşüncenin mevcut olmamasından kaynaklı budalalık, büzülmüş zekâsı tarafından istenen, hesaplanan bir mevcut olmamadan kaynaklı budalalık.
Jean-Luc Nancy


Antik Yunan’da Delilik: Kırık Bir Pranganın Anlattıkları
Vaughan’ın deliliği kültürel, dini, toplumsal, mitolojik ve hukuki yönleriyle incelediği bu müstesna çalışması, Antik Yunan’da deliliğin mutlak surette “kutsallık” ve “ilahi ilham” ile özdeşleştirildiğine dair yaygın romantik klişenin ya da Hippokrates etrafında dönen tartışmaların dışına çıkmıştır.
Balkır Uysal


Tolstoy mu Dostoyevski mi?
Edebiyatımızda üç çok büyük uğrak olmuştur: Yunan uğrağı, Yunan trajedisi, Shakespeare uğrağı ve Rus romanı ki bu uğrak tuhaf biçimde çok kısa sürmüştür, değil mi? Gogol ile başlayıp Dostoyevski'yle sona eren 60 yıl…
Georg Steiner & Georges Bortoli


Neden Şeylere (Eşyaya) İhtiyaç Duyarız?
Kaba taştan yapılan ilk mermi mızrağı doğurdu; mızrak oku, ardından ok kurşunu doğurdu ve böylece süreç Star Wars’a kadar uzandı. Bu gelişimde insan iradesinin rolünün, nesnelerin kendilerine içkin potansiyeller kadar büyük olmadığı görülüyor.
Mihaly Csikszentmihalyi


Gündelik ve Gündeliklik
Gündelik hayat, modernliğin oluşturduğu bir yüzeyle örtülüdür. Haberlerdeki hikâyeler ile sanat, moda ve etkinliklerin debdebeli yapmacıklıkları, gündelik olanın sıradanlığını ortadan kaldırmadan onu örtbas eder.
Henri Lefebvre


Matematik Felsefesinin Uzun, Sonsuzun Kısa Tarihi
“Matematiğin düşüncemize yaptığı en önemli katkılardan birinin kavramların oluşumunda gösterdiği olağanüstü esneklik olduğunu düşünüyorum; matematik dışı bir yöntemle bu düzeyde bir esnekliğe ulaşmak ise son derece güçtür.”
Yücel Morkoç


Eleştiri Üzerine Fragmanlar
İyi eleştirmen kendi görüşünü ayan beyan öne sürmekten kaçınır. Büyük eleştirmen, kendi görüşünü vermek yerine, eleştirel analizi üzerinden başkalarının kendi görüşünü oluşturmasını sağlar.
Walter Benjamin


Wittgenstein Hakkında bir Söyleşi
Wittgenstein, eğer dil gerçekliği temsil edecekse, eğer tümceler şeylerin mevcut halini temsil edecekse, o zaman tümce ile şeylerin hali arasında ortak bir şey olması gerektiğini hissetti ve bunu betimlemenin yolunu, resimlerin şeylerin mevcut halini temsil etme yolu ile analoji kurmakta gördü.
John Searle- Bryan Magee


Ballard'ın Çarpışma'sından Sıkıntının Felsefesine
Çarpışma’da, orgazm ve ölüm ihlal edilebilir olmayan mutlak statüsüne sahiptirler. Sınır noktası bedendir. Aranan sonsuz değil, sonludur, Tanrı değil, ama bir bedendir, beden dolayımıyla ölümle ve orgazmla olan hudutlar kutsal içkin haline gelir, mutlak aşkın tarihe havale edilir.
Lars Svendsen


Monadoloji için Önsöz
Yaratılmış her varlık için zorunlu ana unsurlar şunlardır: Birleşik bir beden ve merkezi bir monad ya da entelekya.
Emilé Boutroux


Behçet Necatigil Dijital Arşivi
Evine düşkünlerin şairi Behçet Necatigil'in 45. ölüm yıldönümünü işaretleyen 13 Aralık 2024'te açılan dijital arşivde yer alan kişisel notlar, mektuplar ve belgelerin minik bir bölümünü içeren sergide, şairin şık ve disiplinli öğretmen el yazısıyla kayda geçirdiği kişisel notların çeviri ve telif eserleri konu alanları dikkat çekici...
Begüm Kovulmaz


Foucault'nun Tenin İtirafları'nı Bugün Neden Okumalıyız?
Cinsellik deneyimimiz hakikatlilik arayışı ve hukukilik arayışının damgasını taşır. Bir yandan, doğruyu söylemek hiçbir şekilde ortadan kalkmamıştır. Fakat artık kişinin günahlarının itirafı olarak değil, cinsel tarzının bir beyanı olarak dile getiriliyor...
Guillaume Le Blanc


Akustik Adalet: Bir Dinleme Teorisi*
Unutuş ve hatırlamanın doğruluk bölgelerini bir araya getiren, unutmaya uygun mesafedeki tek hatırlama türü ise, zaman katmanlarının ucube bedenselliği hâlindeki “Déjà vu”dur. Déjà vu’nun düzenlediği zemini, anonimin sesine doğru geri çekilme jestinin ifadesi olan déjà entendu (işitilmiş) aracılığıyla dağıtan ise, hafızanın akustik doğasıdır. Bu bağlamda başvurulabilecek klasik eserlerden biri de Ludwig Tieck’in 1797’de kaleme aldığı Sarışın Eckbert’dir.
Cana Bostan


Gösterenlerin Özgür Oyunu: Nuri Kuzucan'ın Pasaj'ı
Mükemmel, her bakımdan tamamlanmış işler sunma konusunda temkinli bir konumu tercih ettiğini belirtiyor Kuzucan, belki de bu buyur etme halini sürekli kılabilmek için. “Olanakları paylaşmadan ya da başkalarının katkısı olmadan yeni bir değer oluşturmanın imkânı yok” diyor, beraber çalışmanın önemine vurgu yaparken. Öyle sanıyorum ki, aynı ilkeyi izleyiciyle ilişkilerde de muhafaza etme, çalıştırma arzusunda.
Abdurrahman Aydın


Hiperempati, Direnç ve Topluluk: Parable of the Sower’ın Bugün Bize Öğrettikleri
Kitaplarını tekrar okurken Butler’a yeniden çekilmenin o dayanılmaz isteği altında yatan esas neden de gün yüzüne çıktı [...]. İçinde bulunduğumuz çoklu krizler çağında anlatının gücüne yeniden tutunmak için Afroamerikan/Afrofuturist edebiyatının bir dönüm noktasını temsil eden Butler’dan başkası çare olmayacaktı bana.
Deniz Gündoğan İbrişim


Kukla Tiyatrosu Üzerine
Kleist, (bir zamanlar İnsanın Düşüşü’nü herkesten daha iyi anladığını iddia eden) Kafka ile İnsanın Düşüşü’nü uzak geçmişteki tarihsel bir olay olarak düşünmemize neden olan şeyin yalnızca zaman kavrayışımız olduğu içgörüsünü paylaşır.
Heinrich von Kleist
![Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi](https://static.wixstatic.com/media/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.png/v1/fill/w_333,h_250,fp_0.50_0.50,q_35,blur_30,enc_avif,quality_auto/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.webp)
![Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi](https://static.wixstatic.com/media/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.png/v1/fill/w_305,h_229,fp_0.50_0.50,q_95,enc_avif,quality_auto/893e19_b59bf8bf8cff4f0dbdf59adb5c15576e~mv2.webp)
Jean-Luc Nancy’nin Noli me Tangere Metni ve Dokunma[ma]nın İkonografisi
Nancy’nin Noli me Tangere anlatısı bağlamında özellikle istisna olarak tanımladığı durum, İsa’nın dirilmiş [kaldırılmış] bedenine yönelik dokunma eylemini kasten uzak tutmasıdır: “Dokunulmaması gereken, dirilmiş bedendir”
Serap Yüzgüller


Kazuo Ishiguro Gibi Bir Çağdaş
Ishiguro devasa bir resim üzerinde çalışan bir ressam gibi. Resmin heybetli, yayılıp genişleyen tarzı bir katedralin tavanını ya da duvarlarını kaplayabilir. Uçsuz bucaksız bir zaman ve muazzam bir enerji isteyen tek bir eser. Hayat boyu sürecek bir iş. Birkaç yılda bir, bu resmin bir kısmını tamamlıyor ve bize gösteriyor.
Haruki Murakami
bottom of page